3 kişi kendisini tutuyor, 6 arkadaşı var.
Asilerin,
kaybedenlerin,
hayalperestlerin,
küfürbazların,
günahkarların,
beyaz zencilerin,
aşağı tırmananların,
yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
uçurumdan atlayanların...
dili, sesi
---- spoiler ----
bu ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık. tanrı'nın yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem içinailem yıllar önce ilk balığımı almıştı. sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. o özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.
---- spoiler -----
Sütlü kahve saçları, asma dalı omuzlarından usulca akıyordu. Gözlerindeki anlam, dünya savaşlarından, okyanus hazinelerinden, kum fırtınalarından, mevye ormanlarından derlenmişti. Dudakları buzulda yetişmiş bir elmanın kabukları kadar parlaktı. Kaşları kestane şekeriyle çizilmişti. Burnu uygarlığımızı utandıracak bir büyünün ürünüydü. Dişleri başka bir gezegenin ele geçmez cevherleri, mücevherleri... Biçim ve ifadenin mucizesiyle yoğrulmuş bu yüz karşısında, bir kobay ahırı kaçkını gibi mıhlanmıştım. İçimde ifritler kimbilir ne kazanlar kaynatıyordu. İçimde bir masal cücesi, bir orman ciniyle birlikte natürmort modellerini kemiriyordu. İçimdeki havai korsan silahını kalbime dayamıştı.
ahah! yeni bir ihsan oktay anar mı yoksa bu nedir? işte budur şadanım. süpersin.
ben bunun küçüklüğünü bilmem. hep bu kadar deli miydi yoksa sonradan mı böyle oldu ondan da emin değilim. bildiğim bir şey varsa sırık boyuna rağmen içindeki çocuk saflığını, temizliğini, yalnızlık pahasına da olsa gün geçtikçe büyütmesi ve korumaya çalışması. Etrafına ördüğü duvar kendini yalnız bırakmakla kalmıyor; dış dünyayı da ahlaklı ve dürüst yaşayış tarzını görmekten, güzel düşüncelerinden, orijinal fikirlerinden mahrum bırakıyor. ben biliyorum ki içinde en az ah muhsin ünlü kadar delifişek birisi var.
ah şu eskişehir'e gitme lakırdısından da vazgeçse, otursa oturduğu yerde..
ben bunun küçüklüğünü bilirim. 3 tekerlekli bisikleti vardı bunun, köyde bayır aşağı uçarak inerdi bisikletiyle. otobüs yolculuklarında ayakta etrafı seyrederek saatlerce gidebilmesi ilk arıza belirtilerindendi. çırçır ismini verdikleri küçük su kaynağının oraya tavşanlar için taştan ev yapmıştı. hayvanları sevdiğinden mi, yoksa yakalayıp yemek istediğinden mi yapmıştı bunu hala anlamış değilim. sonra okula gitti bu, şehre taşındı, sokakta oynayan çocuklardan oldu. kedilere boruyla külah atardı, inşaattan atlardı, bilimum cam-kavanoz içerisinde torpil patlatırdı. akşam ezanından sonra, hava karardıktan sonra eve girerdi. sonra büyüdü, görünüşü olmasa bile kendisi büyüdü.
|
|
yeraltı edebiyatı5821 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sosyomatch4108 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
80s3199 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
eskişehir2169 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
anadoluüniversitesi1187 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
radiohead977 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Pink Floyd929 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
sourberry119 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
rock7212 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Şebnem Ferah1029 üyesi var. üyelik serbest. |